Büyükelçi’nin Akdeniz Üniversitesi’nde yaptığı konuşma, 10 Ekim 2012 [fr]

Sayın Rektör,

Sevgili öğrenciler,

Antalya’da bulunmaktan onur duyuyorum. Yıllar önce bu şehre gerçekleştirdiğim ziyaretten büyük keyf almıştım. Böyle bir şehirde yaşadığınız için gerçekten şanslısınız.

Türkiye’nin en dinamik şehirlerinden birinin öğrencilerine hitap etmek de benim için büyük bir mutluluk. Üniversitenize ve özellikle rektörünüze bu davetlerinden ötürü teşekkür ediyorum.

Size I. François ve Kanuni Sultan Süleyman’dan bahsetmeyeceğim. Onları zaten tanıyorsunuz. Yalnızca, 5 yüzyıllık ortak tarihimiz süresince Türkiye ile Fransa’nın çoğunlukla dost ve müttefik iki ülke olduklarını hatırlatmakla yetineceğim

Ülkelerimiz arasında, güçlü siyasi, kültürel ve ticari bağlara dayanan, karşılıklı bir hayranlık söz konusu. Kültürlerimiz arasındaki alışverişler hiç bitmez tükenmez bir şekilde sanatçılara, yazarlara ve bilimadamlarına ilham kaynağı oldu. Krem karamel, ferforje, rövanş, inisiyatif veya entelektüel gibi kelimeler Fransızca’dan Türkçe’ye geçmiş 5300 kelimeden yalnızca bazıları. Buna karşılık kiosk, kafe ve bu gibi birçok başka kelime Osmanlıca’dan bu yana Fransızca’da yer alıyordu. Bolca Fransızca’ya çevrilen çağdaş Türk edebiyatı eserlerini okumaktan büyük keyif almaya devam ediyoruz.

Antalya için ayrı bir yeri olan sinema ise, Fransa ve Türkiye arasında, başka bir köprü vazifesi görüyor. Fransız sinema severler Türk sinemasını ilgi ile takip ediyor. Türk yönetmenlerden Fransa’da övgü ile söz ediliyor, filmleri ise en büyük festivallerimizde ödüllendiriliyor. Daha bu yıl, genç bir Türk sinemacı, Rezan Yeşilbaş’ın « Sessiz / Be Deng » adlı kısa metraj filmi Cannes Film Festival’inden ödülle ayrıldı. Bu hafta 49.su (kırkdokunzuncusu) düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde derece alan birçok sinemacı daha sonra Fransa’da ödül kazanmıştır. Bildiğim kadarıyla Nuri Bilge Ceylan’ın yeni filmi Fransa’yla ortak bir yapım olacak ve şüphesiz Cannes veya Antalya gibi uluslararası festivallerde ödül almaya aday yapımlar arasında yer alacak.

Türkiye’nin hızlanan kalkınması ve uluslararası alandaki başarıları, Fransa’da ülkenize olan ilgiyi daha da artırdı. Çoğu Fransızın nazarında, Türkiye çok olumlu bir imaja sahip. Şirketlerimiz de Türkiye’de büyük yatırımlar yapıyorlar.

Fransa’nın Türkiye’deki ekonomik varlığı, 400 şirket, özellikle ileri teknoloji sektörlerinde olmak üzere, 10 milyar avro’dan fazla yatırım ve çok önemli sektörlerde sağladığı 100 000 istihdam şeklinde özetlenebilir. Kısa bir süre önce, Aéroports de Paris TAV Havalimanları’na 874 milyon dolar yatırım yaptı. Bu da bize, Fransız yatırımlarının yeni bir rekora koştuğunu ümit ettiriyor. 40 (kırk) yıldan beri Türkiye’de yerleşik Oyak-Renault bugün Türkiye’nin en büyük ihracatçısı.

Fransız şirketleri bugün esas olarak İstanbul ve Bursa civarında yoğunluk gösterseler de, Fransız turizm sektörünün de tabiatıyla Antalya’da yatırımları mevcut. Bu konuda, burada 40 yıldan beri varlık gösteren Club Med’den söz edebiliriz. Bölge için stratejik önem taşıyan tarım sektörüne gelince, bu alanda Fransız Limagrain şirketi çok faal. Antalya’nın çok hızlı büyümesi, bütün bölgenin çekim merkezi olma özelliğini güçlendirmiştir. Bugün yirmi kadar olan Fransız şirketlerinin sayısının önümüzdeki yıllarda hızlı bir şekilde artacağından hiç şüphem yok.

(TÜSİAD’ın Fransız muadili MEDEF’in başkanlığında) Çok önemli bir Fransız işadamları heyeti yakın zaman içinde Türkiye’ye gelecek. Bu da, Fransa’ya olduğu kadar Türkiye’ye de yararlı olan ticari ilişkilerimizin dinamizminin bir başka ispatı daha.

Akdeniz Üniversitesi ülkelerimiz arasındaki kültürel ilişkilerde özel bir yere sahip. Zira, Akdeniz Üniversitesi şüphesiz Türkiye’nin, İstanbul dışında, en Frankofon üniversitesi olma özelliğini taşıyor. Bu kurumda, 400 kadar öğrenci Fransızca öğrenmekte veya iktisatdan turizme, uluslararası ilişkilerden kısa bir zaman önce açılan hukuk veya mühendislik gibi çeşitli bilim dallarında Fransızca dilinde eğitim görmektedir. Söz konusu bilim dalları, gitgide gelişmekte olan Türk-Fransız ekonomik ilişkileri için büyük önem taşıyor.

Üniversiteniz, yürüttüğü bilimsel araştırmaların niteliği ile de açıkca farkını ortaya koyuyor. Akdeniz Üniversitesi son aylarda, Avrupa veya Dünya’da çok az kurumun hakim olduğu konular üzerinde bir takım ilklere başarıyla imza attı. Örneğin, burada gerçekleşen ilk yüz nakli ameliyatı. Bu örnekten söz etmemin nedeni hem Fransa’nın bu alanda öncü olması hem de özellikle son yirmi yılda Türkiye’nin bilim ve tıbbi araştırmalar alanında kat ettiği mesafeyi göstermesi ve iki ülkenin işbirliklerini güçlendirmenin menfaatlerine olması. Bu bakımdan, araştırmalara mali kaynak sağlayan finans şirketlerini biraraya getirmek amacıyla TÜBİTAK’la ortak çalışma yürütüyoruz. Akdeniz Üniversitesi’nin bu yeni dinamikte önemli bir rol oynayacağına eminim.

Özellikle Suriye krizi nedeniyle, bugün bütün dünyanın gözleri bulunduğumuz bölgeye çevrili. Gelişmeleri çok yakından takip ettiğinizi tahmim ediyorum. Bu nedenle, dış politika alanında Türkiye ve Fransa arasındaki işbirliğine kısaca değinmek istiyorum.

Ülkelerimiz dış politika konularında düzenli olarak görüş alışverişinde bulunuyorlar. Arap baharı ile birlikte söz konusu işbirliğimiz daha da yoğunlaştı.

Fransa ve Türkiye, 2011 yılından itibaren vuku bulan değişimlerin önemini kavradılar. Birlikte, Arap halklarının meşru taleplerine destek verdik. Ve yine, beraberce, bu halkların çoğulcu bir demokrasiye doğru ilerlemelerini [geçişlerini] destekliyoruz.

Beşar Esad rejiminin halkına uyguladığı zulmün son bulması için birlikte çalışıyoruz. Son haftalarda görüldüğü gibi, durum ülkeniz için giderek aciliyet kazanıyor.

Istanbul ve Paris’te toplanan « Suriye Halkının Dostları Grubu » çerçevesinde Suriyeli muhalefetin birlik olması yönünde çalışıyoruz.

Bu vesile ile, Suriyeli mültecileri topraklarında ağırlamak için Türkiye’nin yapmış olduğu özverili çalışmalara ve sarfettiği çok önemli gayretlere Fransa’nın hayranlık duyduğunu bir kez daha vurgulamak isterim.

İlginiz için teşekkür ederim. Sorularınızı yanıtlamaya hazırım.

Yayınlanma tarihi: 18/10/2012

Sayfa başına dönmek için