Büyükelçi’nin Sn. Eczacıbaşı’na nişan takdim töreni münasebetiyle yaptığı konuşma (11 Kasım 2014) la remise de la Légion d’honneur à M. Eczacıbaşı (11 novembre 2014) [fr]

Sayın Başkan, Sevgili Bülent Bey,
Hanımefendiler, Beyefendiler,
Değerli Dostlar,

Bugün, burada, Fransa’nın Türkiye’deki uzun ve bir o kadar da zengin mevcudiyetinin sembolü olan Fransız Sarayı’na gelen herkese teşekkür ederim.

Bu akşam, Fransa Cumhuriyeti, dostları arasında görmekten büyük onur duyduğu büyük bir Türk şahsiyete saygılarını sunuyor.

Sevgili Bülent, geleneğe uygun olarak, şahsi ve mesleki yolculuğunuzdan birkaç kelimeyle söz etmek istiyorum:

1949 yılında, İstanbul’da doğdunuz. Meşhur MIT (Massasuchetts Institute of Technology) ve Londra Imperial College of science and technology’den mezun olduktan sonra, özlem ve rahmetle anılan babanız Sayın Nejat ECZACIBAŞI tarafından kurulan şirketler grubunda mesleki kariyerinize başladınız.

Eczacıbaşı Holding bünyesinde farklı yönetim kademelerinde görev aldınız ve VitrA, Selpak ve Kanyon gibi çok ünlü markalar oluşturmak suretiyle yeni sektörlere açılarak, grubunuzun faaliyet yelpazesinin genişlemesine katkı sağladınız.

Kendini ülkesinin başarısına adayan bir iş adamı olarak, 1990’lı yılların başında, babanızın da kurucu üyeleri arasında yer adığı TÜSİAD’ın başkanlık görevini icra ettiniz. Aynı zamanda, sekiz yıl boyunca İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’na başkanlık ettiniz. Keza, bunun yanı sıra, kurmuş olduğunuz Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı – TESEV’in de başkanlığını yaptınız.

Mesleki başarılarınızın da ötesinde, başta 2010 yılından bu yana başkanı bulunduğunuz İstanbul Kültür Sanat Vakfı – IKSV ve bilhassa, Yönetim Kurulu üyesi bulunduğunuz, İstanbul Modern Sanat Müzesi aracılığıyla, aynı zamanda ülkenizin kültür yaşantısında da aktif bir rol oynuyorsunuz.

Sevgili Bülent Bey,

Sizin ve ailenizin geçmişi, Türkiye’ninkiyle benzerlikler taşıyor. Bu, eşine az rastlanan, özellikle sağlık, inovasyon, ama aynı zamanda Sanat alanlarında Türkiye’nin çehresini değiştiren türden destansı bir geçmiş olsa gerek.

Eczacıbaşı’nın ilk ürettiği ürün olan bir vitamin kapsülüyle başladığınız bu yolculukta, bugün Eczacıbaşı’nı, dünyada 12 000’in üzerinde çalışana sahip, bünyesinde 40’ı aşkın şirketi barındıran bir holdinge dönüştürmek için daima aynı kalite anlayışını dayatarak yeni pazarlara yatırım yaptınız. Pek tabiki, bu dünya içerisinde Fransa da yer alıyor.

Belki hepimiz tarafından bilinmese de, Villeroy & Boch markası altında Eczacıbaşı, Fransa’da 260 kişiyi istihdam eden iki üretim tesisi ile, Fransa’da yatırımları olan başlıca Türk şirketlerinden biridir. Elbette bu rakamlar, Eczacıbaşı’nın büyüklüğü göz önüne alındığında devede kulak kalsa da, bu iki tesisin faaliyetlerini sürdürmek ve bunlara dinamizm katmak adına ortaya koyacağınız çabalar için sizlere minnattar oluruz.

Fransa ile olan bağınızı, aynı şekilde Sanat alanında da geliştiriyorsunuz.

Keza, 2010 yılında amcanız Sayın Şakir ECZACIBAŞI’ndan yönetimini devraldığınız ve 2009-2010 yıllarında gerçekleştirilen Fransa’da Türkiye Sezonu’nun başarıya ulaşmasına özellikle katkıda bulunan İstanbul Kültür Sanat Vakfı, Türkiye’deki Fransız Kültür Merkezi’nin başlıca iş ortaklarından biri olma özelliğine de sahiptir.

IKSV tarafından düzenlenen Uluslararası Çağdaş Sanat Bienali, sadece İstanbul’un, sınırlı sayıdaki dünyanın büyük yaratıcılık ve sanat şehirleri arasında kendine yer bulmasına katkı sağlamakla kalmamış, aynı zamanda kültürel ilişkilerimizin güçlenmesini de sağlamıştır.

Bu doğrultuda, 2015 sonbaharında gerçekleştirilecek bir sonraki İstanbul Bienali’nde, plastik eserler sanatçısı Pierre Huyghe ve botanik sanatçısı Patrick Blanc da yer alacaklar.

Sevgili Bülent Bey,

Kültüre olan bu tutkunuz, bir aile meselesi olsa gerek ki, kendisini buradan kalbi duygularla selamladığım eşiniz Oya Hanım da, yine kendisinin kurmuş olduğu İstanbul Modern Müzesi’nin başkanlığını yürütüyor. Çocuklarınız Emre ve Esra ile sizleri böyle bir arada görünce, neden « en büyük başarım, eşim Oya Hanım ile birlikte bağları güçlü bir aile kurabilmiş olmaktır » dediğinizi anlıyoruz. Bu, « ordre de la légion d’honneur » düzeyinde bağları güçlü bir aile olsa gerek, zira istisnai bir durum oluşturacak şekilde, her ikiniz de şövalye nişanına sahip olacaksınız.

Öyle sanıyorum ki, Faust, insan doğası üzerine size en çok ilham veren ve size en çok bilgi sağlayan eserlerden biri olma özelliğine sahip : her türlü bedel ödenerek, her yol mübah anlayışıyla sahip olunacak hırs, size asla mutluluk getirmez.

Fransa, dürüstlüğü, etik değerleri ve aynı zamanda paylaşma ve gelişme duygularını kendine rehber edinmiş bir insanı, dostları arasında görmekten büyük onur duyuyor.

Sayın Bülent ECZACIBAŞI, sizi, « Chevalier dans l’Ordre national de la Légion d’Honneur » nişanı ile taltif ediyoruz./.

Yayınlanma tarihi: 17/11/2014

Sayfa başına dönmek için