Büyükelçinin CEDS Türkiye şubesinin açılış münasebetiyle yaptığı konuşma, 18 Ekim 2012 [fr]

Sayın Bakan, Sayın Rektör,

Sayın Başkan,

Sayın Büyükelçiler,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Diplomatik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin Türkiye şubesinin açılışını yapmak ve İstanbul Ticaret Üniversitesi tarafından başlatılan örnek akademik işbirliğini selamlamak üzere bugün sizlerle birarada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Türkiye ve Fransa arasındaki ilişki bir çok bakımdan eşsizdir. Size I. François ve Kanuni Sultan Süleyman’dan bahsetmeyeceğim. Onları zaten tanıyorsunuz. Yalnızca şunu hatırlatmakla yetineceğim : Türkiye ve Fransa, 5 yüzyıllık ortak tarihimiz süresince çoğunlukla dost ve müttefik iki ülke oldular.

Bu ilişki, bu karşılıklı hayranlık yalnızca siyasi ve ticari alanda değil, aynı zamanda kültürel alanda da mevcuttu. Kültürlerimiz arasındaki alışverişler sanatçılar, yazarlar ve bilimadamları için daima büyük bir ilham kaynağı teşkil etti.

Bugün, bu tören vesilesiyle, bir nevi Fransa ve Türkiye arasındaki entellektüel ortaklığın sürekliliğini kutluyoruz. CEDS’in kuruluşuna üç büyük Fransız aydını öncülük etmiştir. Bunlar : bağımsız bir bilim dalı olarak sosyolojinin kurucusu olan Emile Durkheim, 3üncü Cumhuriyet dönemi uzmanı ve aynı zamanda İnsan Hakları Ligi üyesi, Fransız tarihçi Charles Seignobos ve Romain Rolland. Bu üç aydın daha önce de, sırasıyla Siyasal Araştırmalar Yüksek Okulu ve Uluslararası Araştırmalar Yüksek Okulu’nun kuruluşuna ön ayak olmuşlardı. Bugün ise, onlara, CEDS’i ve bundan böyle onun mirascısı olan CEDS-Türkiye’yi borçluyuz.

CEDS’in İstanbul’da bir şubesinin açılması, aynı zamanda Türk hariciyesinin yeni dinamiğinin Fransa’da uyandırdığı ve giderek büyüyen ilginin bir tezahürü. Hızlanan ekonomik gelişmesi, demokratik alanda kaydettiği ilerlemeler, siyasi istikrarı ve coğrafi çevresi ve, bunun ötesinde, kendine bir yer edinme iradesi, çoğu zaman karmaşık bir bölgenin merkezinde yer alan Türkiye’yi git gide daha çok ilgi çeken ve dinlenen bir ortak haline getirdi.

Bildiğiniz gibi, ikili ilişkilerimizde son aylarda bir takım olumsuzluklar/türbülanslar yaşandı. Bununla birlikte, Suriye konusunda aramızda var olan iletişimi hiçbir zaman kesmedik. Zira, Arap baharlarına ve aramızda bir çok bağın olduğu bu halkların demokratik yürüyüşlerinde, onlara eşlik etmek için karşılıklı görüş alışverişinde bulunmamızın elzem olduğunu hepimiz biliyorduk.

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Burada, Türk harciyesinin/diplomasisin niteliğini takdir etmeme/selamlamama izin veriniz. Doksanlı yılların sonlarında, Ankara’da görevliyken, Türk meslektaşlarımın üstün (ve eşsiz) niteliklerinden ve sahip oldukları geniş bilgi dağarcığından çok etkilenmiştim.

Onbeş yıl sonra, bazı meslektaşlarım ve dostlarımla yeniden biraraya gelmekten mutlu olduğum gibi, Türk hariciyesinin yeni dinamizmini temsil eden yeni yüzleri de tanıma fırsatı buldum. Bir Fransız Büyükelçi için Türkiye’de çalışmak, kuşkusuz karşısında her zaman üstün nitelikli ve diyaloglarıyla sizi zenginleştiren muhataplar bulacağı anlamına gelir.

Türkiye Diplomatik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin ilişkilerimizi daha da güçlendirmesini temenni ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.

İlginiz için teşekkür ederim.

Yayınlanma tarihi: 09/11/2012

Sayfa başına dönmek için