CCFT gala gecesi [fr]

Büyükelçi’nin Türk-Fransız Ticaret Derneği gala gecesinde yaptığı konuşma, İstanbul, 20 Haziran 2012

Sayın Başkan, Sevgili Zeynep,
Hanımefendiler, Beyefendiler,
Değerli dostlar,

Türk-Fransız Ticaret Derneği’nin geleneksel Gala gecesinde sizlerle birlikte olmak benim için büyük bir mutluluk.

İçinden geçtiğimiz zor dönem boyunca verdikleri aralıksız destekten ötürü Dernek Başkanı Sayın Zeynep Necipoğlu ve Başkan yardımcısı Sayın Yves-Marie Laouënan’a burada toplanmış tüm dostlarımızın huzurlarında teşekkür etmek istiyorum. Zor dönemden kastım, hem siyaset gündemi, hem de yakın zaman önce aramızdan ayrılan Ramazan IŞKIN’ın hepimizi çok üzen vefatı. Ramazan beyi aramızda bulunan birçoklarınızın tanıdığınızı ve takdir ettiğinizi biliyorum. Hepinize tekrar başsağlığı dilerim.

MEDEF international huzurunda latife ederken, « karşınızda mutlu bir Büyükelçi bulunuyor, zira bir Büyükelçi için sorunsuz bir yer ilginç değildir » demekten çekinmedim… ve gerçekten de birçok sorunum vardı.

Ama aynı zamanda güçlü bir de inancım vardı. Fransa-Türkiye dostluğu öylesine güçlü ki yok olması mümkün değil. Tıpkı, o günlerde Fransız Sarayı komşularımızdan birinin söylediği gibi : « bu da geçer ». Bu da geçer, çünkü Fransa ile Türkiye’nin ortak tarihleri, kültür, eğitim ve ekonomi alanlarında olağanüstü başarılar doğurdu… Bu da geçer çünkü Türkiye’nin böylesine sıkı bağlar kurduğu ülkelerin sayısı pek fazla değil ; çünkü Fransa’nın böylesine güçlü bir iz bırakmakla övündüğü ülkelerin sayısı da pek fazla değil.

Öyle ki, Fransa ile Türkiye’nin herhangi bir işbirliği başlatmadıkları tek bir sektör bile yok. Türkiye’de uzun bir frankofoni ve frankofili geleneğini yüzyıllardır devam ettiren liselerimizden söz edebilirim. Yakın zaman önce yirminci yıldönümünü kutlayan Galatasaray Üniversitesi’nden veya Türkiye Fransız Kültür Merkezi’nin ve müdiresi Bénédicte Gulmann’ın dinamizminden de bahsedebilirim.

Ekonomik alanda Renault, TEB, Alstom, Carrefour, Axa, Groupama ve yakın zaman önce önemli bir yatırım gerçekleştirmiş olan ADP’den bahsedebilirim. Gelecekte Türkiye’de bir yerleşke kuracağını yakın zaman önce resmi olarak ilan eden Conforama’dan da söz edebilirim. Ama bunu yapmayacağım. Türkiye’de mevcut diğer 400 Fransız şirketini kıskandırma riskine girmek istemiyorum.

Fakat bunun yerine büyük bir gururla Fransız yatırımlarının Türkiye’deki yabancı yatırımların %6’sından fazlasını oluşturduğunu söyleyeceğim. Bu yatırımların Fransa’nın imajına, Türkiye’nin kalkınmasına ve Fransa-Türkiye dostluğuna değerli katkılarda bulunduklarını söyleyeceğim.

Türkiye bizim çok önemli ve hatta neredeyse esas ortaklarımızdan biri. Bir Hintli yılda 2 avro tutarında, bir Çinli 9 avro tutarında Fransız malı satın alırken, bir Türk yılda neredeyse 90 avro tutarında Fransız malı satın alıyor. İşte size, aile başına en az üç çocuk politikasını desteklemek için bir neden daha…

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Yeni bir döneme giriyoruz ve bu dönemin ikili ilişkilerimizde daha soğukkanlı yaşanmasını ümit ediyorum. Önümüzdeki günlerde, ilişkilerimize yeni bir atılım kazandırmamızı sağlayacak önemli siyasi temaslarımız olacak.

Dernek ve üyeleri, fırtınalı zamanlarda olduğu gibi güneşli günlerde de, ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki işbirliğinin ve dostluğun her gün biraz daha güçlendirilmesinde önemli bir rol oynayacaklar. Bunun için size şimdiden teşekkür ediyorum.

Hepinizin çok aç olduğunu ve dostumuz Enrico Macias’ı bir an önce dinlemek için sabırsızlandığınızı biliyor ve hepinize, Sayın Başkan, Sevgili dostlar, çok güzel bir akşam diliyorum.

Yayınlanma tarihi: 05/07/2012

Sayfa başına dönmek için