Çanakkale Muharebeleri’nin 100. Yıldönümü [fr]

Her yıl olduğu gibi Fransa, 24-25 Nisan tarihlerinde, Gelibolu Yarımadası ve yakın sularda 1915 Mart ayından itibaren hayatını kaybeden askerlerin anılarını onurlandırmak üzere gelen otuzdan fazla ulusal heyet ve Birleşmiş Milletler temsilcileriyle birlikte, Çanakkale Muharebeleri Anma törenlerine katıldı.

24 Nisan tarihinde sırasıyla yarımadada bulunan, Türk, Commonwealth ve Fransız anıtlarında törenler düzenlendi. 25 Nisan’da ise, « Şafak ayini » ile, 25 Nisan 1915 tarihindeki çıkarmadan sonra ölen Avustrulyalı ve Yeni Zelandalı savaşcıların hatıraları yâd edildi.

Törenlerde Fransa’yı, Fransız mezarlığındaki törene başkanlık eden Savunma Bakanı Sn. Jean-Yves Le Drian ve Fransız Genel Kurmay Başkanı’nı temsilen, Akdeniz bölgesinden sorumlu Oramiral Yves Joly temsil ettiler. NATO’nun İzmir üssünde görevli Fransız askerler, Fransız mezarlığına yakın sularda demir atan Cassard fırkateyninden denizciler ve eski muharip dernekleri üyeleri de törene iştirak ettiler.

Sedd-ül Bahir’deki Fransız mezarlığında düzenlenen törene konuklar arasında Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakan Volkan Bozkır ve İngiltere Veliaht Prensi Charles da vardı.

Tören başlangıcında, İstanbul Fransız Pierre Loti Lisesi öğrencileri, Birinci Dünya Savaşı’na katılan Fransız, Osmanlı ve Alman askerlerin mektuplarını okudular.

Daha sonra Savunma Bakanı bir konuşma yaparak Çanakkale muhariplerinin tümünü saygıyla andı.

Yaklaşık 80 000 Fransız veya sömürge ülkeleri (Kuzey ve Batı Afrika) askerleri, Doğu seferi ordusu ve daha sonra Çanakkale seferi ordusu bünyelerinde, 1915 yılı boyunca 1916 Ocak ayına kadar bahse konu muharebelere katıldılar. Savaşta hayatını kaybeden yaklaşık 10 bin Fransız ve sömürge askerlerinden birkaç bini Sedd-ül Bahir’deki (yarımadanın güneyinde) Fransız mezarlığında, ellisi Gelibolu ilçesinde yer alan Fransız mezarlığında, savaşta batan Bouvet adlı gemide yer alan 600 denizci ise Çanakkale boğazının serin sularında ebedi istirahatlerindeler.

Bakan Jean-Yves Le Drian’nun konuşmasından bir bölüm

« Aradan geçen yüz yılın ardından, Seddülbahir’deki demir haçlar ve yarımadanın güneşi altında beyazlaşan mezarlar, bu askerlerin fedakârlıklarını bize hatırlatıyor.

Fransa, bu özel günde, vatanlarını savunmak için, tarihimizin en trajik bölümlerinden birine sahne olan bu uzak diyarlara gelmiş, Doğu seferi görev gücü ve Fransız Donanması askerlerinden oluşan 80 000 kişilik, Birinci Dünya Savaşı Doğu Cephesi’nde görevli askerlerini saygıyla anıyor. Denizciler, Afrika gücü ve Senegal piyadeleri, Cezayirliler ve lejyonerlerden oluşan toplam 10 000 Fransız ve Fransa kolonileri askeri, Gelibolu’da şehit düştü. Ne kayıpların büyüklüğü, ne de savaşın şiddeti bu insanların yiğitliklerinden bir şey eksiltemedi. Cesaretleri ve fedakârlıkları asla unutulmayacak.

Burada, aynı çarpışmalarda hayatlarını kaybeden İngiliz, Avustralyalı, Yeni Zelandalı ve aynı zamanda Türk askerleri de saygıyla anıyorum.

25 Nisan tarihi bir zafer kutlaması değildir. Bu tarih, Çanakkale Savaşları’nı, tüm çıplaklığıyla burada gerçekleştiği şekilde anma günüdür. Bu tarih, Mustafa Kemal’in bu anma törenlerine kazandırmayı arzuladığı anlama uygun olarak, burada savaşmış tüm ulusların anılarına saygı duyma günüdür. Yani bugün Gelibolu, dünkü savaşan tarafların bugün biraraya gelmesinin, halklarımızın kardeşliğinin ve ülkelerimizin uzun yıllar boyunca barışın hüküm sürmesi adına birlikte mücadele vermekteki kararlılıklarının, tarihte hiç olmadığı kadar ifadesidir.

Çanakkale seferi, Gelibolu’nun «diggers»’ları olarak anılan ve 1917 ve 1918 yıllarındaki katkılarıyla zaferin kazanılmasında hayati bir rol oynayan Avustralyalı askerlerle Fransız birliklerinin tarihteki ilk buluşmaları olması sebebiyle de hafızalardaki yerini koruyor. Gelibolu muharebeleri, aynı zamanda Fransa’nın dostu üç büyük ulusun – Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda – doğumunu da simgelediğinden, onun yüzüncü yıl kutlamaları, bizlere bu ortak anma etkinliğinde aynı duyguları yaşatıyor.

Yüz yıl sonra, ordularımızın katlanmak zorunda kaldığı acıların hatıralarını hâlâ içimizde hissederken, bu hatıralar, halklarımızı barışın hizmetinde birleştiren ve gün geçtikçe güçlenen dostluk duygusuyla zenginleşiyor. İnancım odur ki, bugün ortaya koyduğumuz zihin açıklığı, bu çalkantılı dönemlerde Fransa için canlarını vermiş, vatanları için canlarından olmuş ve Gelibolu’nun toprağında ortak yazgıyla bir arada yatan askerlerimizin hatıralarını onurlandırmanın en iyi yoludur. »

Sn. Bakan’nın konuşmasının tamamına buradan erişebilirsiniz

Yayınlanma tarihi: 08/05/2015

Sayfa başına dönmek için