Büyükelçi’nin, Ankara Üniversitesi’nde Prof. de Lumley tarafından verilen “Denizli Taş Devri İnsanı” konulu konferansta yaptığı konuşma, 13 Mart 2015 [fr]

Sayın Rektör,
Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü ve Prehistorya Anabilim Dalı değerli dekanları, bölüm başkanları ve öğretim görevlileri,
Sevgili öğrenciler,
Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sizlerle bugün birarada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Ankara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ile birlikte, Türkiye’de yürütülen arkeolojik araştırmalar alanında hep öncü olmuştur.

Sayın Yalçınkaya Hanımefendinin, Monsieur de Lumley’nin ve hanımefendi ve beyefendilerin bu konferansa iştirakları, Türkiye ve Fransa arasında var olan bilimsel işbirliği geleneğinin mükemmelliyetinin bir göstergesidir. Ankara Üniversitesi başta olmak üzere, Ulusal Doğal Tarih Muzesi’ne bağlı Monako Prensi Birinci Albert Vakfı Ulusal Paleontoloji Enstitüsü, bu işbirliğinin devamlılığını sağlamaktadırlar. Bugün burada bulunan ve bu projeye katkı sağlayan bütün kurumlara teşekkür ediyorum.

Denizli Taş Devri İnsanı’nın ortaya çıkarılması ve ekiplerinizin Homo Erectus’un kafatası kalıntıları üzerinde yürüttükleri araştırmalar birden fazla nedenden ötürü büyük önem arz ediyor.

- Denizli Taş Devri İnsanı, tarih öncesi dönemde ve insanın evriminde Anadolu plakasının coğrafi önemini teyid ediyor. Anadolu plakası, bir milyondan fazla yıldan bu yana, Afrika, Avrupa ve Asya kıtaları arasında köprü görevi görüyor.

- Sizlerin buluşları, Avrupa kıtasında insan yerleşimine dair gelişimin olduğu kadar iklimsel ve çevre gelişimin de anlaşılmasına ışık tutan yeni unsurlar ortaya koyuyor.

- Araştırmalarınız, Paleolitik çağda insan evriminin çizgisel olmadığını göstermeye çalışıyor. Ayrıca, Homo Erectus’un birçok kıtada ve aynı anda ortak yaşamına dair yeni unsurlar ortaya koyuyorsunuz. Böylece, Australopitekus’tan (homonidler) Homo Sapiens’e, yani bizlere uzanan mütemadi bir evrimin varlığına ilişkin çok yaygın bir kanının değişmesine katkı sağlıyorsunuz.

Söz konusu buluşlar, kuşkusuz çok ince ve titiz bir bilimsel çalışmanın ama aynı zamanda Fransız ve Türk araştırmacılar arasında zamanla ve güvene dayalı olarak oluşan bir ekip çalışmasının da sonucudur.

Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’nün de desteğiyle, Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği’nin, dün olduğu gibi yarın da, bu işbirliğini yaşatmak ve insan evrimine dair bilgi birikimimizi geliştirmek için daima yanınızda olacağı konusunda sizleri temin ederim.

Teşekkür ederim.

Yayınlanma tarihi: 13/03/2015

Sayfa başına dönmek için