Fransa-Osmanlı İmparatorluğu ve sonrasında Türkiye ilişkilerinde belli başlı tarihler

Fransa ile Osmanlı İmparatorluğu ve sonrasında Türkiye arasındaki diplomatik ilişkiler, Fransa’nın bir ülkeyle kurduğu en uzun tarihli diplomatik ilişkiler olup, 1798-1801 Mısır seferi esnasında olmak üzere yalnızca üç yıllık kısa bir kesinti yaşanmıştır. Fransa Büyükelçileri arasında Vergennes Kontu (1755-1768), General Sebastiani (Napolyon Bonapart’ın ordular generali, daha sonra Louis Philippe döneminde 1830-32 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı ve Fransa Mareşali), 1925’ten 1926’ya kadar görev yapan Albert Sarraut ve Rene Massigli de yer almaktadır.

- 1484 : İlk Osmanlı Büyükelçisi Fransa’ya gelir.

II. Sultan Beyazıd, kardeşi Cem Sultan’ın tutuklanmasıyla ilgili bilgi almak üzere XI. Louis’e Lemnoslu bir Yunan gönderir.

- 1536: I. François ile Kanuni Sultan Süleyman arasında yapılan ittifak Antlaşması

1525 yılında Kuzey İtalya’daki savaşta alınan yenilgiden sonra, Fransa krallık naibi Louise de Savoie, oğlu I. François adına değerli hediyelerle birlikte ilk Büyükelçiyi Kanuni Sultan Süleyman’a gönderir. Büyükelçi yolda Bosna Paşası tarafından öldürülür. Gönderilen diğer Büyükelçi Louise de Savoie ve I. François’ın iki mektubunu ulaştırır. Kanuni Sultan Süleyman bu mektuplara cevap olarak verdiği ünlü fermanında şöyle der:

«Fransa vilayetinin kralı François, (...) herşeyden haberdar oldum. Yenilmek ve hapsolunmak hayret edilecek bir şey değildir. Gönlünüzü hoş tutup üzülmeyesiniz. (...) Gece gündüz atımız daima eğerlenmiş ve kılıcımız belimizde kuşatılmıştır.»

Sonuç olarak I. François serbest bırakılır ve Türkler Mohaç savaşında Macarları yenerek (1526) Habsburg hanedanını köşeye kıstırırlar. Bu Avrupa’da yuhalanır. Propagandalarda “Hıristiyanlığın en Hıristiyan celladı” olarak adlandırılan Fransa kralı bunlara karşı koymak için 1529 yılında kutsal mekanlarda güvenlik ve dini vecibeleri yerine getirme özgürlüğü konusunda Kanuni Sultan Süleyman’dan güvence alır.

Şubat 1536’da bir ittifak Antlaşması imzalanır. "Kapitülasyonlar" adı ile anılan bu Antlaşma sayesinde Fransa, Büyükelçilik ve Konsolosluklarla daimi bir temsilcilik kurma ve Bab-ı Ali ile ticaret yapma avantajını kazanır; bu ayrıcalıklara, kutsal toprakları ziyaret eden hacıların korunmaları da eklenir.

- 1543 : Barbaros’un filosunun Toulon’da kış geçirmesi

Barbaros’un yüz civarında gemiden oluşan güçlü filosunun Toulon’da kışı geçirmesi Şarlken’e karşı yapılan planlardan biri sayılabilir. I. François İtalya’ya yeni bir saldırı için Barbaros’tan yararlanmayı düşünür; Cezayir’den itibaren Akdeniz sularını dolaşan ve İtalya, Korsika, Sardunya kıyılarını geçen Barbaros 15 Haziran’da Marseille’e ulaşır ve burada François de Bourbon tarafından karşılanır. Fakat Türk donanması Marseille’de ikmal yapamadığından, Savoie Dükasına ait Nice’te bir deneme yaptıktan sonra nihayet Toulon’a demir atar. Fransızlarla birlikte saldırı gerçekleştirmeye hevesli görünmeyen Barbaros, Fransa’nın yeni Büyükelçisi Baron de Lagarde’ı da gemisine alarak, 1544 yılı Mayıs’ında İstanbul’a dönmek üzere Toulon’dan ayrılır.

- 1689-1695: XIV. Louis döneminde Fransız-Osmanlı ilişkileri

Bu, Bab-ı Ali ile Fransa arasındaki ilişkilerde yeni bir yoğunlaşma dönemidir. Fransız diplomasisi, Avrupalı güçlerle (yenilgiye uğrayanlar arasında ittifakın kurulması) Fransız ticaret adamlarının Osmanlı İmparatorluğu ile imtiyazlı ilişkilerden yararlandığı avantajların güçlendirilmesi arasında bir denge sağlama endişesi içindeydi.

Viyana kuşatmasının Osmanlılar tarafından 1683’te kılpayı başarısızlığından sonra, Papa Innocent XI, İmparator I. Leopold, Venedik, Polonya Cumhuriyeti ve Rusya, Kutsal Birlik içinde biraraya geldiler. XIV. Louis Papa’nın katılım çağrısını kabul etmedi. I. Leopold’ün doğu cephesinde yenilmesinin avantajlı olduğunu düşünüyordu. 1688 yılında Ren üzerinde I. Leopold’e düşmanlık başlatırken, o zamana kadar tuhaf bir şekilde başarısızlığa uğramış Osmanlıları da rahatlattı: hatta kaybettikleri toprakların bir kısmını yeniden aldılar. Augsbourg Birliği savaşının 1697’de sona erişi (Ryswick Antlaşması) 1692-1695 yılları arasında sıkı bir askeri işbirliği sunan ittifaka da son verdi ve Bab-ı Ali’nin Kral’a olan güveni söndü. Bu durumdan, Osmanlı İmparatorluğu ile hiç savaşmamış İngiltere büyük bir kazanç sağladı.

- 1807: General Sebastiani, Amiral Sör John Thomas Duckworth kumandasındaki İngiliz donanmasına karşı İstanbul’un savunmasını yönetir (21 Şubat - 2 Mart 1807).

25 Ocak 1807’de İngiltere III. Selim’e bir ültimatom verdi: İngiltere-Türkiye ittifakını yenilemek, Fransa Büyükelçisini (1806’dan beri General Sebastiani bu görevi yapıyordu) geri göndermek ve Çanakkale kalelerini İngilizlere teslim etmek. General Sebastiani tarafından desteklenen III. Selim ültimatomu reddetti; Amiral Duckworth Çanakkale girişini güçlü donanmasıyla kolaylıkla geçti ve Şubat 1807’de İstanbul önlerine geldi. Sebastiani, Türk toplarının ateşi altında geri çekilmek zorunda kalan Duckworth donanmasına karşı şehrin savunma çalışmalarını yönetiyordu.

- 1853-1856: Kırım Savaşı

(Kırım Savaşı esnasında Fransa ve Birleşik Krallık Rusya’ya karşı Osmanlı İmparatorluğu ile müttefik olmuşlardır): Alma Zaferi (1854), Sivastopol (1854), Malakoff Kalesinin Fransızlar tarafından alınması (1855). 30 Mart 1856’da yapılan Paris Antlaşması ile savaş sona ermiştir.

- 1868 : Galatasaray Osmanlı İmparatorluk Lisesi’nin kurulması

Eğitimin Fransızca olarak yapıldığı Galatasaray İmparatorluk Lisesi, 1867 yılında Paris’e yaptığı seyahat esnasında Fransız eğitim sisteminin niteliklerinden etkilenen Sultan Abdülaziz’in isteği üzerine kurulmuştur. Bu lisenin Türkiye’nin batılılaşması sürecine (1923’e kadar) olan etkisi olağanüstü olmuştur. İmparatorluğun elit reformcuları ile daha sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün reformlarına katılacak olanlar Batıya açılan bir pencere olarak görülen bu lisede eğitim görmüşlerdir. Galatasaray’ın hikayesi 1481’e kadar uzanmaktadır. Söz konusu tarihte, lisenin şu anda bulunduğu yerde ismi yine Galatasaray İmparatorluk Okulu olan ilk yüksek öğretim kurumu açılmıştı.

- 1869: İmparatoriçe Evgeni’nin Sultan Abdülaziz’e iade-i ziyareti.

Sultan Abdülaziz 1867’de Fransa’yı ziyaret etmişti. III. Napolyon ve eşi 1869’da iade-i ziyaret öngörmüşlerdi fakat Fransa’daki olaylar İmparator’u bu seyahat projesinden alıkoydu. İmparator kendini temsil etmekle eşini görevlendirdi. İmparatoriçe İstanbul’da olağanüstü kutlamalarla karşılandı, Anadolu yakasında bulunan Beylerbeyi Sarayı’nda ağırlandı ve Galatasaray Lisesi’ni ziyaret etti.

- 20 Ekim 1921: Franklin-Bouillon (Ankara Anlaşması olarak da adlandırılır) Anlaşması’nın imzalanması

Fransa, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile diplomatik temas kuran ilk İttifak ülkesidir. Franklin Bouillon Senato Dışişleri Komisyonu Başkanlığını yapmaktaydı. 1921 yılı Haziran ve Eylül aylarında, bu anlaşmayla ilgili olarak Mustafa Kemal’le görüşmek amacıyla iki defa Türkiye’ye gelmişti.

Atatürk Fransa’ya yalnızca bir kere, 1910 yılında genç bir subayken, Picardie manevralarına katılmak üzere gitmiştir.

- 1968: General de Gaulle’ün Ankara ve İstanbul’a gerçekleştirdiği ziyaret

Yayınlanma tarihi: 05/09/2007

Sayfa başına dönmek için