Fransa’daki saldırılarla ilgili Fransız yetkililer tarafından yapılan açıklamalar [fr]

Cumhurbaşkanı Sn. François HOLLANDE’un Arap Dünyası Enstitüsü’nde yaptığı konuşmadan alıntılar (16 Ocak 2015)

(…) Avrupa ve Arap Dünyası’nı birleştiren unsurların daha da büyümesi ve zenginleşmesi için ne yapılabilir? Bunu başarmak için, kendi aramızda açık ve net olmamız gerekiyor. Radikal İslamcılık, çelişkilerden, etkilerden, sefaletlerden, eşitsizliklerden ve çok uzun zamandır çözülmeyen ihtilaflardan beslenmiştir. Bağnazlığın, köktendinciliğin ve hoşgörüsüzlüğün ilk kurbanları da Müslümanlardır. Arap Dünyası’na gittiğim her yerde ve her seferinde söylediğim gibi, İslam’ın demokrasi ile bağdaştığını, bazı şeylerin birbirleriyle karıştırılmasını reddetmek ve bunu öncelikle Fransa’dan başlayarak yapmamız gerektiğini hatırlatmamız gerekiyor.

İslam dinine mensup Fransızlar, bütün vatandaşlarımızla aynı haklara sahiptirler ve aynı görevlerle yükümlüdürler. Onlar korunmalıdırlar. Laiklik rekabete girer zira bütün dinlere saygı gösterir. Cumhuriyet okulu da keza, aydınlanma, dolayısıyla da bilgi yeridir. Burada tarih öğretilir, başka bir deyişle dinler tarihi; nereden geldiğimizi ve ortak ümitler anlamında bu dinlerin neler taşıdığını bilmek için.

Dışişleri Bakanı Sn. Laurent FABIUS’ün Europe 1 radyosuna verdiği röportajdan alıntı (11 Ocak 2015)

(…) “Özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve laiklik olan Cumhuriyet’in değerlerini yeniden vurgulamak gerekiyor. (…) Yargıçlık, eleştirmenlik yapmayı sevmiyor, istemiyorum ancak, “İslam Devleti” ifadesi söz konusu olduğunda da daha önce söylediğim gibi, “İslamcı” tabirinin, kullanılması gereken uygun tabir olduğunu düşünmüyorum. Ben bunlara terörist diyorum zira “İslam” kelimesini kullandığınız anda, bir barış dini olan İslam dininin vecibelerini yerine getiren bir Müslüman ile İslam dininin belirli bir yorumu olabilecek bir şey arasında bir devamlılık algı şeklinin gelişmesini kolaylaştırıyorsunuz. Dolayısıyla bunlar terörist. Dini kullanan, ona ihanet eden ve onu deforme eden teröristler bunlar…

Dışişleri Bakanı Sn. Laurent FABIUS’ün France Inter radyosuna verdiği röportajdan alıntılar (12 Ocak 2015)

Aciliyet arz eden bir diğer husus ise, Müslüman vatandaşlarımızın korunması. Onlar da endişeli. Müslümanlara yönelik, son günlerde yine, kabul edilemez, müsamaha gösterilemez eylemler vuku buldu. Bir camiye, kiliseye, ibadet yerine saldırmak, mezarlıklara hakaretamiz işaretler yazmak, bütün bunlar değerlerimize saldırıdır. İçişleri Bakanı’nın talimatı ile, ilgi validen, bütün ibadet yerlerinin güvenliğinin sağlanması istenmiştir. İslam dini, Fransa’nın ikinci dinidir. Fransa’da yeri vardır. Bizim hedefimiz, yalnızca Fransa’da değil bütün dünyada, Cumhuriyet, laiklik, erkek/kadın eşitliği gibi değerlerin, Cumhuriyet’in ilke ve değerlerini kabul eden bütün dinlerle bağdaşabileceğini göstermektir.

(…) Hâlihazırdaki tartışma, İslam dini ve toplum arasında olan bir tartışma değildir. Bu, İslam dini içinde olan ve Fransa’daki İslam dininin, din görevlilerine, aydınlara ve günlerdir bize korku içinde olduklarını söyleyen Müslümanlara dayanarak kendi bünyesinde yürütmesi gereken bir tartışmadır. Daha önce de söyledim; hepinizin olduğu gibi benim de, İslam dini ve kültüründen olan Fransız dostlarım var. Geçen gün, en yakın arkadaşlarımdan biri, gözyaşları içinde, bana Müslüman olduğundan utanç duyduğunu söyledi. Ben artık ülkemizde, kaygı içinde yaşayan Yahudilerin olmasını istemiyorum. Ve utanç duyan Müslümanların da olmasını istemiyorum zira Cumhuriyet, kardeşliktir, cömertliktir ve herkese kucak açandır.

(…) Laikliğe gelince, laiklik inanma veya inanmama olasılığını sunar. Eğitim, temel değerler barındırır ve, her zamankinden daha çok, maruz kaldığımız saldırı karşısında Fransa’nın mücadele aracı olmalıdır.

Yayınlanma tarihi: 19/01/2015

Sayfa başına dönmek için