Büyükelçi’nin, 16 Mart 2015 tarihinde İzmir’de düzenlenen kokteylde yaptığı konuşma [fr]

Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı,
Sayın Rektör,
Sayın Konsolos ve Fahri Konsoloslar,
Hanımefendi ve Beyefendiler,

Sizlerle bu akşam birarada olmaktan büyük mutluluk duyuyor, katılımınız için hepinize teşekkür ediyorum.

İzmir, Türkiye’nin üçüncü büyük şehridir. Oldukça gelişmiş bir sanayiye sahiptir. Keza, Türkiye’nin sanayi üretiminin yüzde on biri, bu güzide bölgenizde gerçekleşiyor. Limanı, Ege bölgesinin şöhretini yapan, tarım ürünleri başta olmak üzere, birçok ürün için Türkiye’nin birinci konumdaki limanıdır. Ege bölgesinde ihracatın yüzde doksan üçü, ithalatın ise yüzde doksan biri Alsancak limanında gerçekleşiyor. Burada ayrıca, (üçü Devlet, altısı vakıf olmak üzere) 9 üniversite mevcut.

Fransa’nın İzmir’deki varlığı çok eskilere dayanıyor. Ve bu varlığı muhafaza etme niyetindeyiz.

1) Konsolosluk alanından başlayım :

Şu an, Fahri Konsolosumuz Sayın Zeliha Toprak hanımefendinin görev yaptığı konsolosluk binasında bulunuyoruz.

Bu şehirde mukim 900 Fransız vatandaşımız arasında iş adamları, eğitimciler, emekliler ve Nato üssünde görevli askerlerimiz mevcut. Kendilerini, dostane duygularla selamlıyorum.
Öte yandan, 2014 yılında, İzmir’e 128.124 Fransız turist gelmiştir (Bu sayı 2013’te 125.429’du).

2) Kültür alanındaki varlığımızla devam edelim :

İzmir Fransız Kültür Merkezi, Fransızca öğrenen 1500’den fazla öğrenciye evsahipliği yapıyor. İşçi Filmleri Festivali, İnsan Hakları Belgesel Film Günleri ve Kadın Filmleri Festivali (Filmmor) başta olmak üzere sene içinde birçok festival düzenleniyor.
Des coopérations existent avec la Mairie d’Izmir et avec celle de Konak au niveau culturel ainsi que pour la protection du patrimoine culturel.
Kültür alanında, özellikle de kültürel mirasın korunması amacıyla, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Konak Belediyesi ile aramızda işbirliği projeleri yürütülmektedir.

Tevfik Fikret Lisesi kurumları birer başarı örneğidir : ilkokulu 359 öğrenci ve yedisi Fransızca öğretmeni olmak üzere, 48 öğretmenden oluşuyor. Lise bölümüne gelince, 241 öğrenci ve, beşi Fransız öğretmen, dokuzu Fransızca öğretmen olmak üzere, 40 öğretmenden oluşuyor.

Saint Joseph Lisesi ise, 392 öğrenci ve, onu Fransız öğretmen, on altısı Fransızca öğretmen olmak üzere toplam 50 öğretmene ev sahipliği yapıyor.
Bunlara ayrıca, Piri Reis ilköğretim okullarını da eklemeliyiz.

Diğer yandan bütün bu kurumların yanında, frankofoniyi güçlendirmek ve Fransızca eğitim veren okulları modernleştirmek amacıyla Sayın Lucien ARCAS beyefendinin riyasetinde kurulan BIZIM OKUL EĞİTİM VE KÜLTÜR VAKFI’nı da buradan saymadan geçemeyeceğim.

3) Son olarak ekonomik alandaki mevcudiyetimize değinmek istiyorum :

Fransa burada, Fransa Büyükelçiliği Bölgesel Ekonomik Servisi delegesi Sayın Toprak tarafından temsil ediliyor.

Türk-Fransız dostluğunun [müstesna] sembolu Sayın Lucien Arkas’ı hepiniz tanıyorsunuz.

İzmir’de, Schneider Electric; bu sabah ziyaret ettiğim, 2001 yılında kurulan, uçakların bağlantı elemanları gibi havacılık alanında parça üretimi yapan ve 500 Türk çalışanı bulunan üstün performanslı fabrikasıyla LISI Aérospace; yapıştırıcı ve boya alanında Weber (Saint Gobain) ve (azot ve oksijen üretiminde) Air Liquide gibi büyük Fransız şirketleri mevcuttur.

Bu bölgede aynı zamanda, (inşaat ve bayındırlık işleri için makine üretimi alanında uzman bir aile şirketi olan) MECALAR; (havlu ve peçete kurutma makinaları üretimi yapa Fransız-İtalyan şirketi) ATLANTIS LAZARINI; (hayvan besini üreten) EGE TECHNA ve (yol işaretleme malzemeleri üreten) bir Türk-Fransız ortak şirketi olan SIGNATECKMA gibi küçük ölçekli şirketlerde oldukça iyi gelişmektedirler.

Fransız Kalkınma Ajansı AFD, ulaşım alanında belediye projelerine finansal kaynak sağlamıştır. Örneğin, deniz yolu ulaşımında (15 gemi ve 3 feribot alımı için 159 milyon avro tutarında bir kaynak); ayrıca (Konak-Karşıyaka seferleri için) iki adet tramvay hattının inşası için de 210 milyon avro tutarında mali kaynak sağlamıştır.

İzmir’e her gelişimde, burada daha çok varlık göstermemiz gerektiğini söylüyorum kendi kendime.

Bu düşünceyle de biraz yola çıkarak, başka Fransız şirketlere örnek teşkil edebilecek, İstanbul ve Ankara’da mukim Fransız şirket yöneticilerinden oluşan bir heyeti bugün İzmir’de biraraya getirmek istedik.

Bugünkü çalışma toplantısının kendilerini İzmir’in çekiciliği konusunda ikna etmiş olmasını ümit ediyorum.

O halde yaşasın Fransa ve yaşasın Türk-Fransız dostluğu diyelim

Yayınlanma tarihi: 19/03/2015

Sayfa başına dönmek için