Sayın Tarık Tunalıoğlu için düzenlenen Légion d’honneur nişan töreni [fr]

Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi, Ekselansları Sayın Laurent Bili tarafından,
Sayın Tarık Tunalıoğlu’na Légion d’honneur nişanının takdim edilmesi
münasebetiyle yapılacak konuşma, İstanbul, Fransız Sarayı, 7 Temmuz 2012

Sevgili Tarık,
Hanımefendiler, Beyefendiler,
Sevgili dostlar,

Bugün Fransız Sarayı’nda çok özel bir vesileyle toplanmış bulunuyoruz. Sevgili Tarık, birkaç dakika sonra « Chevalier de la Légion d’honneur » nişanı ile taltif edileceksiniz. Fransa bu nişanla, çok büyük bir önem verdiği şahsi ve mesleki yolculuğunuza duyduğu minneti ifade etmek istedi.
Gelenek olduğu üzere, hayat yolculuğunuzu birkaç kelimeyle hatırlatmak istiyorum.

Mühendis bir ailenin oğlu olarak 1955 yılında İstanbul’da dünyaya geldiniz. Fransız dostluğunuz ilk olarak, tüm ortaokul ve lise öğreniminizi gördüğünüz Saint-Joseph Lisesi’nde kendini gösterdi. Liseden 1974 yılında mezun oldunuz ve bir başka tutkunuz olan mekanik üzerine İstanbul Teknik Üniversitesi’nde eğitim gördünüz. Başarıyla tamamladığınız öğrenim yıllarınızın ardından, makine mühendisliği diplomasıyla, 1 Nisan 1982’de, Etüd Bürosu’nda mühendis olarak Oyak Renault’da işe başladınız.

İşe başlar başlamaz şefiniz Sayın Zeki Yağcı, « bir arabanın ne olduğunu öğrenmek için » size bir ay süre tanıdı. Böylece « ellerinizi makine yağına bulaştırarak » üretim bantlarında ve mekanik atölyelerinde bir işçi gibi çalıştınız. Bu, sizin için hiç unutamayacağınız bir tecrübe oldu.

Bu staj sonrasında asıl konunuza geldiniz. 1983’te yenilenmiş Renault 12 ile başladınız. Daha sonra sırasıyla 1985’te Renault 9, 1987’de Renault 11, 1990’da Renault 21 geldi. 1992’de Oyak Renault Etüd Büro Müdürlüğü’nün başına getirildiniz. Bu olağanüstü bir atamaydı zira o güne kadar bu görev yalnızca Fransızlar tarafından yerine getirilmişti.

Renault grubu yönetiminin size duyduğu güven hiç boşa çıkarmadınız. 1996’da Mégane Break programının yönetiminden ve daha sonra 1998’de bu modelin Türkiye’deki üretiminden sorumlu oldunuz. Renault, bu projeyle ilk defa Fransa dışında yeni bir modelin (Mégane Wagon) üretimini yapmaya başladı. 6 yıl içinde Bursa fabrikasını Renault grubunun en başarılı fabrikalarından biri haline getirdiniz.

2004 – 2008 yılları arasında, Renault Pars’ın İran macerasında yer aldınız. Bu macera, bizzat sizin tarafınızdan söylendiği üzere, mesleki kariyerinize en fazla zenginlik katan tecrübelerden biriydi. Zira, herşeyi yeniden yapmak gerekiyordu. Yalnızca 4 yıl gibi bir sure içinde iki yeni fabrika kurdunuz ve saatte 5 araç olan üretim kapasitesini 50 araca yükselttiniz.
2008 Nisan ayında, Oyak Renault Genel Müdürlüğü görevine başlamak üzere İstanbul’a döndünüz. Bu son derece önemli ve seçkin göreve getirilen ilk Türk vatandaşıydınız.

İşte sevgili Tarık, 30 yıllık mesleki tecrübe birkaç satırda ancak bu kadar özetlenebiliyor. Bu, Renault markasına ve sizi minyatür araba koleksiyonu yapmaya kadar götüren tutkularınıza sadakat içinde yol aldığınız bir güzergah.

Fakat sevgili Tarık, bu yolculuğa daha da yakından bakınca, onun bilgi bakımından da gayet zengin olduğunu görüyoruz. Aslında sizden söz etmek bir bakıma Türkiye’deki Renault’dan söz etmek demek. Fransa-Türkiye sanayi ortaklıklarının en başarılılarından birinin başında bulunuyorsunuz. Bursa fabrikasından içeriye her girişinizde, Oyak-Renault dönemini yansıtan bu panoları her gördüğünüzde kat edilen yolun ne derece önemli olduğunu düşündüğünüzden eminim. Bu yol ünlü Renault 12 ile başlamıştı, en son model olan elektrikli Fluence’a kadar geldi.

Sizden söz etmek ayrıca Türkiye’deki olağanüstü endüstriyel kalkınmadan da söz etmek demek. Ülkenizin ilk ihracatçı şirketlerinden birinin başında bulunuyorsunuz. Sabırla geliştirdiğiniz ve modernleştirdiğiniz fabrikanız yılda 300.000’den fazla araç ve bunun yanında otomobil motorları ve vites kutuları üretiyor. Türkiye’nin en fazla sayıda çalışana sahip işverenlerinden birisiniz (Bursa fabrikasının 6000’den fazla çalışanı var). Yalnızca tek bir rakam bile tüm bu başarıyı özetlemeye yeterli : Türkiye’de üretilen her iki otomobilden biri sizin fabrikanızdan çıkıyor.

Ve son olarak sevgili Tarık, sizden söz etmek, aynı zamanda Fransa-Türkiye dostluğundan söz etmek demek. Frankofon okullardan ve özellikle de dostlukla selamladığım Saint-Joseph Lisesi’nden mezun olanları Fransa’ya, Fransız kültürüne ve diline bağlayan çok özel bağlardan söz etmek demek.

Burada toplanmış aile üyelerinizin ve dostlarınızın huzurlarında, Büyükelçiliğimize, Başkonsolosluğumuza ve Türkiye’deki Fransız Ticaret Odası’na verdiğiniz aralıksız destekten ötürü size teşekkür etmek istiyorum.

Bu teşekkürlerimin yanında, eşiniz, çocuklarınız ve yakınlarınıza bir de özür borçluyum zira Büyükelçilik birimlerinin bir akşam yemeği, bir fabrika ziyareti ve buna benzer etkinliklerle birçok defalar sizi onlarla birlikte olmaktan alıkoyduğunu biliyorum.

Tarık Tunalıoğlu,

« Chevalier de la Légion d’Honneur » nişanını tarafınıza takdim ediyoruz./.

Yayınlanma tarihi: 09/07/2012

Sayfa başına dönmek için