Sn. Leyla Alaton’a Légion d’Honneur nişanı tevdi töreninde Büyükelçi’nin yaptığı konuşma, 17 Şubat 2014 [fr]

Sayın Alaton, Sevgili Leyla,

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Değerli Dostlar,

Önemli bir Hanımefendi, Sayın Leyla Alaton’un onuruna, sizleri Fransız Sarayı’nda ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bir Saray ki, siz sevgili Leyla, yakından tanıyorsunuz. Bundan sadece birkaç hafta önce gerçekleşen Fransa Cumhurbaşkanı’nın ziyareti münasebetiyle, siz yine buradaydınız.

İşte bu akşam, Fransa’ya olan bu sadakat, bu dostluğu kutluyoruz. Ama bunun öncesinde, geleneğe uygun olarak, şahsi ve mesleki yolculuğunuzdan birkaç kelimeyle söz etmek istiyorum:

Sainte-Pulchérie Koleji’nde başlayıp, ardından Notre-Dame de Sion Lisesi’nde sürdürmüş olduğunuz öğrenim hayatınızın yanı sıra, evde Fransızca konuşuluyor olması nedeniyle de, çok erken yaşta frankofon bir çevrenin içinde yer aldığınızı söyleyebiliriz.

New York ve New Jersey Üniversitelerinden mezun olduktan sonra, 1986 yılında, kendisine buradan dostane selamlarımı ilettiğim babanız İshak ve merhum Üzeyir GARİH tarafından kurulan şirketler grubunda kariyerinize başladınız.

1993 yılında, kendi danışmanlık şirketinizi kurdunuz. Çok kısa bir zaman içerisinde, Eurocopter, Aérospatiale veya Alcatel gibi büyük Fransız şirketleriyle yakın ilişkiler kurdunuz. Aynı yıl içerisinde, Davos Dünya Ekonomik Forumu’nda « Geleceğin Lideri » seçildiniz. 25 yaşında bir öğrenciyken, hiç kimseden yardım almadan, sadece iki yıl içerisinde, Amerika Birleşik Devletleri’ne iki milyon dolar değerinde kemer satmayı başarmış birisi için çok yerinde bir karar! Kendinizi kanıtlamanızın ardından, aile şirketiniz Alarko’ya 1997 yılında katılıyor ve 2008 yılında yine aynı grubun yönetim kuruluna dâhil oluyorsunuz.

Sevgili Leyla,

Siz, bir iş kadınından çok daha fazlasısınız. Çok erken yaşta dernekler yaşamının içerisine girdiniz. Kurucu üyesi olduğunuz Kadın Girişimciler Derneği (KAGIDER) bünyesindeki kendinizi adamışlığınız herkesçe biliniyor. Keza, dünya üzerindeki genç kadın girişimcileri desteklemeyi ve onlara yardımcı olmayı hedefleyen « Cartier Women’s Initiative Awards » oluşumunun jürisinde yer alıyorsunuz.

Aynı zamanda, Contemporary Art Istanbul, Akbank Sanat Merkezi ve de Garajistanbul ile ilgili özverili çalışmalarınızdan, çağdaş sanatın gelişiminin sizin için ne kadar değerli olduğunu biliyoruz. « Bir Dilek Tut » Derneği aracılığıyla, gönlünüzde ayrı bir yere sahip olduğunu bildiğim, hasta çocuklar yararına çalışmalarınızın önemi ise daha az biliniyor.

Sevgili Leyla,

Bir diğer ortak noktamızın da, Fransız-Türk dostluğuna olan inancımız olduğunu düşünüyorum. Siz, kötü öngörülerin üzerine gözünüzü kırpmadan, otorite ve kararlılıkla giderek, Türkiye’deki birçok Fransız projesinin gerçekleşmesinde bizzat kilit rol oynadınız.

Bu konuda tek bir örneği ele alacağım. 24 Ocak 1994 günü, Türkiye adına Ariane tarafından üretilen ilk uydunun yörüngeye fırlatılması talihsiz bir başarısızlıkla sonuçlandı. Birkaç ay sonra, tahmin edilebileceği üzere, büyük çekincelerle, yeni bir fırlatma öngörüldü. O gün, Aérospatiale’ın başkanı Sayın Gallois’nın üzerindeki gömleğin, ilk talihsiz fırlatma günü giymiş olduğu, açık pembe renkli, aynı gömlek olduğunu fark eden tek kişiydiniz.

Hiç tereddütsüz, kararlılıkla, Sayın Gallois’nın gömleğini değiştirmesi çağrısında bulundunuz ki, o da öyle yaptı… Bir anlamda, Türkiye ile Fransa arasında, uzay çalışmaları alanında, bugün de devam eden işbirliğinin yolunu açan bu başarılı fırlatmanın, sizin sayenizde gerçekleştiğini söyleyebilir miyiz (?).

Sevgili Leyla, Fransa Cumhurbaşkanı, bundan kısa bir süre önce, Galatasaray Üniversitesi öğrencileri önünde, sizin için çok değerli olan Fransızcanın, herkesin kullanımına açık bir nimet olduğunu söyledi; bir kültürü, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik değerlerini içeren bir nimet.

Siz, sevgili Leyla, tüm bu değerlere fazlasıyla sahipsiniz. Bu sebepledir ki, Fransa, sizi dostları arasında görmekten büyük mutluluk duyuyor.

Sayın Leyla ALATON, sizi « Chevalier dans l’Ordre national de la Légion d’Honneur » nişanı ile taltif ediyoruz./.

Yayınlanma tarihi: 21/02/2014

Sayfa başına dönmek için