Soylu misafir Cem Sultan

Fransa’da yıllarca yaşamak zorunda kalan Cem Sultan, aslında bu topraklarda Fransa’nın konuğu değil, Saint-Jean Şövalyelerinin tutsağı idi.

Prof. Dr. Nicolas Vatin, CNRS’de (Paris) Araştırma Müdürü, l’Ecole Pratique des Hautes Etudes (Paris) IV. BI.

Sultan II. Mehmed’in 3 Mayıs 1481’deki vefatı sonrasında oğulları Cem ve Bayezid taht kavgasına giriştiler. Neticede yenilen ve esir düşmek üzere olan Cem aceleyle kaçarak, o dönemde Kudüs St. Jean Tarikatı Şövalyelerinin yönetiminde bulunan Rodos’a sığındı (29 Temmuz 1482).

Mücadelesini Macaristan sınırından sürdürmek niyetindeydi. Yoluna batı üzerinden devam etmesinin daha güvenli olacağı yönünde ev sahipleri tarafından ikna edildi.

Bu niyetle, 1 Eylül’de küçük maiyetiyle birlikte denize açıldı. 17 Ekim’de geldiği Nice’de 6 Şubat 1483’e kadar kaldı. Bu sırada şövalyeler onu ellerinde tutmak karşılığında 40 bin Duka altın vermeyi kabul eden II. Bayezid ile anlaştılar.

Cem’i Fransa’da alıkoyarak başka yerlerde, İtalya veya doğrudan Rodos’ta karşılaşabileceği entrika ve saldırılardan korumayı ümit etmekteydiler. Üstelik tarikatın büyük üstadı Pierre d’Aubusson Fransa’nın merkezinde bulunan Limousin kökenliydi ve Cem’i her şeyden uzakta, aile şatolarında tutmak daha kolaydı.

Bununla beraber Cem’in karaya çıktığı yer Fransa Krallığı toprakları değildir. Nice, bağımsız Savoie Dukalığı’na aitti. Fransız sarayı, prensi konuk etme konusunda son derece isteksizdir. Hayatının son döneminde yobazlığa kapılan XI. Louis’nin topraklarında Müslüman bulunmasını istemediği görülmektedir.

Kral’ın ölümünden (30 Ağustos 1483) çok kısa bir süre önce Cem, Savoie Dükü’nün yardımıyla kaçabileceğinden endişe eden şövalyeler tarafından Savoie’dan Dauphine’ye nakledilir.

1484 ilkbaharında ise Cem, Limousin’e getirilir. Burada bir şatodan diğerine dolaştırılır. Sonunda Bourganeuf’te kendisi için özel olarak inşa edilen büyük kuleye kalıcı biçimde yerleştirilir.

Artık bir Osmanlı prensinin topraklarında ikamet etmesine karşı çıkmayan Fransız sarayı, Cem’i özellikle bir müzakere aracı olarak görmektedir. II. Bayezid kardeşinin Fransa’da tutulması talebiyle müzakere ederken, bazı hükümdarlar onun kendilerine teslim edilmesini istemektedir.

Son anda çıkan birçok soruna rağmen neticede Papa, Cem’in Roma’ya nakline muvaffak olur. Cem, 13 Mart 1489’da Roma’ya gelir.

Kaçışından 15 yıl sonra da Napoli seferine çıkan Fransa kralı III. Charles tarafından Roma’dan alınır. Cem, 24 Şubat 1495’te Napoli’de vefat eder...

Cem Sultan’ı kuşatan entrikaların yarattığı kaygı ve 1486’da meydana gelen kaçış denemesi, uygulanan önlemlerin sıkılaştırılmasına neden olmuştur.

Şövalyelerin tutsaklarına karşı her zaman saygılı davranmalarına ve onun rahatlığını mümkün olduğunca sağlamalarına rağmen, Bourganeuf’deki ünlü “büyük kule” bir hapishanenin bütün özelliklerine sahiptir.

Oysa Nice’te Cem Sultan, hanımların dans ederken kavalyelerinin dizlerine oturdukları bir ülkenin tadını çıkartıp eğlenceli bir hayat sürmüştü. Savoie Dükü I. Charles ile dostane ilişkiler içindeydi.

Cenovalı bir haber kaynağına göre, Cem Sultan av, kadın ve sofra zevklerinden mahrum edilmiyordu. Ayrıca 1484’ün başında Helene-Philippine de Sassenage ile bir aşk hikayesi yaşadığı da bilinmektedir.

Buna karşın, sayısı azaltılan Türk maiyyeti ve arttırılan güvenlik önlemleriyle, soğuk ve çetin iklimli Limousin’de yaşamak çekilir gibi değildi. Gardiyanlarıyla iyi geçinmesine rağmen, Cem bütün umudunu yitirmişe benziyordu ve her şeyden çok, hayata gözlerini İslam topraklarında yummayı diliyordu.

Cem yıllarca Fransa topraklarında kendi isteği dışında yaşadı ve saygı görmesine karşın, burada Fransa’nın konuğu olmaktan ziyade St. Jean şövalyelerinin tutsağı olarak bulundu.

(Çev. Boğaç Cicioğlu)

Yayınlanma tarihi: 15/02/2007

Sayfa başına dönmek için